Anasayfa
Lazer Epilasyon
Kılcal Damar Tedavisi
Karboksiterapi
Powerplate
Mezoterapi
Lazerle antiaging
Kırışıklık Tedavisi
Botox
Dolgu Uygulaması
Leke Tedavisi
Kimyasal Peeling
Akne ve Sivilce Tedavisi
Cilt Bakımı
Bize Ulaşın

        

 

OBEZİTE (Şişmanlık)

Obezite çağımızın en büyük sağlık problemlerinden biridir. Amerika’da şişmanlık oranı nüfusun neredeyse %61’ını oluşturuyor.2039 yılında bu oranının % 95 leri bulacağı varsayılmaktadır. Yapılan bir araştırmada Türkiye’de 25 yaşın üzerindeki yaklaşık kadınlarımızın %40 ı,erkeklerimizin ise %20 si fazla kilolu sınıfına girmiştir.Kilosu fazla olan hiçbir insan bedeninin bu durumundan memnun değil. Bu durum artık estetik bir kaygıdan ziyade, sağlık olarak algılanması gerekir.

 

Kısacası sağlıklı beslenme sadece bahar aylarında başlayıp yaza hazırlanma programı olarak değil, doğumdan ölüme kadar sürekli edinmemiz gereken bir alışkanlık olması gerekir. Sağlıklı zayıflamak ve vücut ağırlığını dengede tutmak önemlidir. Bunun için ilk kural doğru beslenme bilgisine sahip olmak gerekir. Dolayısıyla yeterli ve dengeli beslenmek hepimiz için geçerlidir. İsveç, Norveç diyeti ya da şu ünlü insan diyeti gibi diyetleri bir tarafa bırakmamız gerekir.Bir mucize işlem yada zayıflama ilacının olmadığının farkına varılmalı gerçek mucizenin insanın kendinde olduğunun anlaşılması gerekmektedir.

                

DİYETTE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KONULAR

 

1- Sıcak su içmenin metabolizmayı hızlandırıp fazla kilo verdirdiği doğru değildir.

Ancak barsakların az çalışması söz konusu olduğunda sabahları 2–3 kuru kayısı üzerine ılık su içilebilr.

2- Sabahları sıcak suyun üstüne limon sıkıp içilince zayıflanacağını zannetmek de yalnıştır.

3- Yemek aralarında su içilirse zayıflamanın durduğuna inanmak yalnıştır.

4- Zayıflama kremlerinin kilo verdirdiğine inanmak yalnıştır.

5- Piyasada bulunan zayıflama çayları adı altında bazı laksatif(Barsaklarda gevşetici)veya diüretik etki(idrar söktürücü) yapan çayların kilo verdirdiğine inanılması yalnıştır. Bu tarz çay veya ilaçlar sadece doktor kontrolü tarafından verilmeli ve takibi yapılmalıdır. Sonuçda tamir edilemeyecek barsak hastalıklarına veya idrar söktürücüler ise tansiyon düşmelerine veya gece kas kramplarına neden olabilirler.

6- Zayıflarken az su içmek yalnıştır.

7- Her hafta kilo verilmez. Bazı haftalar diyet bozulmasa bile metabolizma hızının yavaşlaması sonucu o hafta kilo verilmez. Yine bayanların özellikle adet döneminden 3 gün, adet bittikten 2 gün sonasına kadar vücudun su tutumuna bağlı kilo veremeyebilir.

8- Günün neredeyse her saatinde tartılmak da doğru değildir. Çünkü tartılma stresi bazan metabolizmayı durma noktasına getirebilir.

9- Diyette mutlaka sebze, meyve tüketilmelidir. Kabukları soyulmamalıdır. (Özellikle şekerli meyve sularından kaçınmalıdır.)

10- Alınan enerji harcanan enerjiye eşit olursa ne kilo alırız ne de veririz.

11- Diyet yaparken 1 veya 2 ince dilim ekmek kabızlık varsa tercihen kepekli ekmek yenmelidir.

12- Kesinlikle öğün atlanmamalıdır. Sabah kahvaltı alışkanlığımız olmasa bile bir meyve yiyip çıkmalıyız. Sık sık az yemeliyiz ki açlıkdan diğer fazla kalorili yiyeceklere saldırmayalım.

 

KİLOLAR NASIL GİDER VE KORUNUR :

     Eğer aile fertlerinden birisi diyete başlayıp kilo vermeye başladığında diğer aile fertleri ona destek vermelidir.Yani eğer çocuğunuz veya eşiniz kilo veriyorsa eve akşam gelirken hanım bana şunları hazırla çok açım demememiz gerekir.Yinee eve gelirken kilo vermekte zehir kabul ettiğimiz tatlılar,börekler,pasta v.s. almamamız gerekir.Oturup özellikle diyet yapan diğer aile ferdinin yanında ballandıra ballandıra yemememiz gerekir.

     Her hafta kilo verilecek diye kesin bir kural olmadığını kesinlikle bilmemiz gerekir.10 kiloyu verinceye kadar aşağı yukarı iki yerde kilomuz durur veremeyebiliriz (metabolizma bazen kilo verimini durdurur).Bunun haricinde özellikle hanımlarda adet (menstruasyon) öncesi sırasında vücudun ödem (aşırı su tutma) tutmasına bağlı olarak kilo veremeyiz.Hatta bu durum adet bittikten 48 saat (iki gün) daha sürebilir.Yani bu dönemde kilo veremeyeceğiz gibi 1 kiloya kadar alabiliriz.Bu dolayısıyla önemli değildir moralimizi bozmamamız gerekir.Diyetimize kaldığımız yerden devam etmemiz faydalıdır.Çok önemli bir konu da eğer 20-40 kg.fazlamız varsa yapılması gereken en önemli şey kesinlikle akupunktur uzmanı, doktor ve diyetisyen kontrolü altında kilo vermemiz gerekir.Eğer kendi başımıza gazete veya dergilerdeki bir takım diyetler veya ünlü bir insan şu diyeti yapmış ben de onu yapayım zayıflayayım (İsveç,Norveç,Etyopya diyeti v.s) derseniz sağlığınız ciddi bir şekilde tehlikeye düşebilir.Kan şekeriniz veya tansiyonunuz düşüp bayılabilirsiniz.Hele bir de kan kontrollerini yaptırmadan devam ederseniz kanda demir eksikliğine bağlı kansızlık oluşur bunun sonucunda saçlarınız dökülür,tırnaklarınız kırılabilir.Hatta daha ciddi durumlarda koma ve ölüme kadar da gidebilir.Gene 30-40 kg fazlamız olduğunda kesinlikle 40 kg fazlamız olduğunu düşünmememiz gerekir.10 kg sonra bir veya iki hafta diyete ara verip özlediğimiz şeyler yiyebiliriz.Bu ara 2 kg almış olabiliriz bu önemli değildir, verilir.Öğrenciler de 45 dk ders dinledikten sonra tenefüs araları vardır.Bu da böyle bir şey.Sonra ikinci 10 kg hedeflenir.Bu böyle devam eder.Kilolarımızı verdik incecik olduk nasıl koruyacağız? Bu devamlı diyet yapacağız anlamına gelmez.Ama bu aynı zamanda diyet bitti haydi yallah homini gırtlak yiyelim derseniz belki ilk 2 veya 3 ay kilo almayabilirsiniz.Ama sonra kiloların geri alınır tabiki sonrası hayal kırıklığı. Bu durum da hiç olmazsa ayda bir kez de olsa doktorunuzu bırakmadan gitmeniz gerekir.

VERİLEN KİLOLAR NASIL GERİ ALINMAZ ?

     Herşeyden önce şişmanlığın tedavisinin ömür boyu sürdüğünü artık kabul etmemiz gerekir. Yani kilolar verildikten sonra tekrar aynı yemek yeme düzeni ile devam edersek verdiğimiz kilolarin geri alınmasi çok uzun sürmez. Burada en önemli olan şey her zaman da söylediğimiz gibi kilo verirken bunun bir tıp doktoru veya akupunktur uzmanının kontrolü altında olması gerektiğidir. Çünkü kilo verirken eğer vitamin desteği olmazsa vücuttaki bir çok vitamin ve mineral eksikliğine bağlı saç dökülmesi, ciltte kuruma, döküntüler, sivilceler, kızarıklıklar, yaralar oluşmaya başlar. Hatta tehlikeli yapılan kontrolsüz diyetler bayanlarda adet aksamalarına, erkeklerde bazen impotansa (geçici olarak) neden olabilir. Bazen de ölümcül hastalıklara ön ayak olabilir. Demek ki kiloları mutlaka doktor kontrolü altında ve dengeli vermek gerekir. Tıpta kabul edilen en dengeli kilo verme ayda 3-4 kilo dur. Kilolarından bir hayli sıkılmış olan bazı kişiler çok ani ve hızlı bir şekilde kilo vermeye çalışırlar. Bu durum bu kişileri kısa bir süre için çok mutlu edebilir. Bak bir haftada da 5 kilo  verdim işte iki haftada 8 kilo verdim vs. İnsanlar bu durumu çoğu zaman abartarak da söylerler gerçekte 1 kg. verse bunu 2-2.5 kilo olarak lanse ederler. Bu abartma kişiyi bir süre mutlu eder ve kendini kandırmaktan başka bir şey değildir.

 

Diyette İlk bir hafta hiçbir diyet yapmamiş bir insan fazla kilo verilebilir (örneğin 2-6 kg.gibi) aslında verilen bu kilonun yarısı atılan sudur ama genede insanları ilk hafta motive ederek moral verir ve bu durumda eğer 2.haftada da aynı oranda kilo vermeyi düşünürsek yanlış olur. Bazi haftalar da kilo verilmez.

 

Öğrencilik yaşamında da fast food, pizza, hamburger dönemi başlar. Öğrenciler arkadaşlarıyla bu gibi yerlerde buluşur hava atma ve kendini ispat etme dönemi başlar kolalar içilir. Sonunda tabiki şişmanlık... Peki hiç bunlardan yemeyecekmiyiz?  Aralıklı olarak ayda 1 veya 2 kez. Halbuki annelerimizin yaptiği o sebze yemekleri daha sağliklidir. Arkasından erkeklerde askerlik bayanlarda da evlilik, hamilelik ve doğum. Bu durumlarda ya kilo alma ya kilo verme ile sonuçlanir.

 

Yanlış uygulanan diyetler sonucunda bazen o kadar zayıflanır ki bu sefer normal kilonun altına inersiniz. Kilo almama durumu oluşabilir. Bu durumda mutlaka bir doktora baş vurmak gerekebilir ve böyle durumlarda özellikle kansızlık, karaciğer yetmezliği gibi hastalıklar başlayabilir.

 

 

 VERİLEN KİLOLAR NASIL TUTULMALI VE NASIL SABİTLENMELİ

      Doktor ve akupunktur doktoru kontrolünde sağlıklı kilo verildiği zaman o kiloda kalmak için herşeyden önce beslenme düzenini değiştirmek gerekir. Burada en önemli olan şey aralarda abur cubur yememektir. Ayrıca günde 3 litre suyu içmek gerekir. Çünkü az su içen insanlar kilo almaya meyilli olurlar. Verilmiş olan kiloların en az 6 ay 1 sene muhafaza eder ve daha sonra da beslenme düzenimizi korursak verilen kilolar geri alinmaz. Bunun yanı sıra mutlaka spor ve egzersiz şart. Gideceğimiz yere bir durak önce inip yürümek gibi asansör kullanmamak hafta sonunda biraz ailemizle yürüyüş yapmak bile yeterli olabilir.

 

Diyet yapmaya karar verdiğimiz zaman ilk haftada neredeyse kendinizi parçalayacak şekilde spor yapmanız anlamsız hatta bu durum bazan kilo  vermenize de engel olabilir.Çünkü uzun süredir spor yapmamışız.Şimdi spor kulübüne yazıldık canımız çıkana kadar spor yaptık.Ertesi günü bütün gün kaslarınız ağrır (kas içinde ağır egzersize bağlı laktik asit toplanır).Sonrasında da spor bir işkence haline gelir bırakırsınız o zaman ne yapmamız gerekir? Özellikle diyete adapte olacağız .Daha doğrusu diyet kelimesi de bazen itici gelebilir.Biz sağlıklı besleneceğiz ,yaşamak için ''yemek yiyeceğiz yemek için değil''.Diyete başladıktan iki hafta sonra sosyal hayatınıza uygun olarak en güzel spor yürüyüştür.

     

AKUPUNKTUR ZAYIFLAMADA NASIL ETKİLİ OLUR?

 

 1- İştah ve acıkmayı azaltır.Özellikle diyet yapan insanların en büyük sıkıntısı diyet sırasında iştahlarını engelleyemezler. İştah nedir? Doğduktan bir müddet sonra ortaya çıkar.Bir şeyi zevkle yeme olayıdır.Siz acıdan ben tatlıdan veya ben Çin; siz Türk mutfağından hoşlanırsınız acıkma ise doğduğumuz zaman ortaya çıkar.Bir iç güdüdür bebek ağlayınca anne memesindeki sütü verir bebek susar.Aslında ölünceye kadar olan bir içgüdüdür.Ancak çok ağır hastalıklarda acıkmayı hissetmeyiz (Kanser veya çok ateşli hastalıklarda)Akupunktur beyindeki hipotalamus bölgesinde noradrenalin  seviyesini düşürüp serotonin (Mutluluk sağlayan bir maddedir.Özellikle çikolata yedikten sonra ortaya çıkar) seviyesini artırıyor.Bu sayede iştahsız ve hep tok hissederiz.

 

2- Midede ekşime ve yanmayı önler;Özellikle diyet sırasında daha önceden de mide yanma ve kazınmaları olan kişilerde daha da ortaya çıkar.Halbuki kulaktan yapılan akupunktur mide ve barsaklara giden sinirlerin bazı uçları kulağa da geldiği için buraya yapılan uyarılar mide asidini azaltıyor dolayısıyla mide diyete bağlı boş olsa bile asit az sağlandığı için kişiler diyetini çok rahat bir şekilde yaparlar.

 

3- Halsiz ve bitkinliği önler; Akupunktur hem enerji verir hem de buna bağlı diyet ona uygun olduğu için halsiz kalmayız.Aslında şişmanlık insanları halsiz ve bitkin yapar.

 

4- Stresi azaltır; Akupunktur iğneleri vücuda ve kulağa uygulanınca beta endorfin adını verdiğimiz bir madde salgılanır.Bu da stresi azaltıp sakinleştiricidir.Dolayısıyla diyet sırasında kimsenin boğazını sıkmazsınız.

 

5-Metabolizmayı düzenleyici rolü vardır

Bunların hepsi bir araya gelince kilolu olan insanı kilo vermeye hazırlar.Buna göre haftada 1-2 kez yapılan akupunktur tedavisi ile 6-8 hafta sonunda 8-10 kg.verilir.Kilo daha fazlaysa tedaviye haftalık devam edilir.İdeal kiloya indikten sonra akupunktura 6 ay süreli ayda 1 kez ile devam edilir.Bu sırada diyet değil sağlıklı beslenme yapılır dolayısıyla kilolar sabitlenir sonra senede 2 veya 3 kez kontrol olmak gerekir.Çünkü aşağıdaki gibi bazı nedenler insanların kilo almasını tekrar başlatabilir.

 

 

1-Hamilelik,düşük yapma,kürtaj; metabolizma etkilendiği için.

2-Kortizon hormon ,allerji tedavileri,yoğun antidepresyon ilaç kullanımı;İştah açıcı ve su tutucu özelliğinden dolayı.

3-Narkoz alımı;Her hangi bir ameliyat öncesi verilen narkoz metabolizmada bir değişiklik yapabilir sonuç da kilo alınır.

4- Ani şok yapıcı bir olay;eşten,işten ayrılma,yakınının ölümü,deprem vs.

gibi,ani oluşan olaylar kişilerin metabolizmasını etkiler.

      Bu durumlar olursa bir ay içinde akupunktur doktorunuzla bağlantıya geçerseniz kilo alımı önlenir.

      Akupunktur uygulayan kişinin mutlaka doktor olması akupunktur eğitimini almış olması ve aldığı eğitimin Sağlık Bakanlığı tarafından verilen bir sertifika ile onaylanmış olması gerekir.  

 

Akupunkturla tedavi edilebilen diğer hastalıkların listesi aşağıdadır.

 

Kas-iskelet sistemi hastalıkları
Disk Herniasyonu (*) (Bel ve Boyun Fıtığı)
Siyatalji (*) (Siyatik)
Topuk Dikeni (*)
Servikal Artoz (*) (Boyun Kireçlenmesi)
Gonartroz (*) (Diz Kireçlenmesi)
Koksa  Artroz (Kalça Eklemi kireçlenmesi)(*)
Omartroz (Omuz eklemi kireçlenmesi)(*)
Kondromalazi Patella
Myofasyal Ağrı Sendromları
Tennis Elbow (*) (Tenisçi Dirseği)
Karpal Tünel Sendromu (*)
Çene Eklemi Ağrıları
Romatoid Artrit (Palyatif idame Tedavisi)
De Quervain Hastalığı
Koksigodini (Kuyruk Sokumu Ağrısı)
Psikojen Ağrılar
Tortikollis (*)
Fonksiyonel skolyoz (*)
Osteoporoz (*)

Gastro-intestinal Hastalıklar
Akut ve kronik Farenjit (*)
Diş Çekimi Sonrası Ağrı
Gingivit (*) (Diş Eti iltihabı)
Aft (*)
Akut ve Kronik Gastrit (*)
Akut ve Kronik Ülser (Palyatif idame Tedavisi)
Mide Hiperasiditesi (*)
Kontipasyon (*) (Kabızlık)
İshal (*)
Hıçkırık (*)
Kolit (*)
Ülseratif kolit (*)
Safra Akımı Bozuklukları
Karaciğer Yağlanması (Hepatosteatoz)
Bulantı, kusma (*)

Ürogenital Hastalıklar
Enürezis Nocturna (*) (Gece Altını Islatanlar)
İdrar Kesesi Hastalıkları (Sistit, Nörojenik Mesane, Kontraktil Mesane) (*)
Prostat Sendromları (*)
Renal Kolik (Böbrek Taşı Ağrısı) (*)
Frijidite (Cinsel Soğukluk) (*)
Empotans (Cinsel Yetesizlik) (*)

Premature ejaculation (Erken Boşalma)
Dismenore (*) (Ağrılı Adet Görme)

Kalp ve Dolaşım Sistemi Hastalıkları
Hipertansiyon, Hipotansiyon (Asabi, Esansiyel) (*)
Hiperkolesterolemi, Hipertrigliseridemi
Ekstremitelerdeki Dolaşım Bozuklukları
Varis
Raynaud Sendromu (*)
Lenfödem (Lenfa Drenaj Masajı Tedavisi)
Ateroskleroz (Damar Sertiği)

Psikiyatrik Hastalıklar
Sigara Bağımlılığı (*)
Alkol Bağımlılığı (*)
Depresyon (*)
Korkular (uçuş korkusu, hayvanlardan korkma v.s), Tikler (*)
Kekemelik
İnsomnia (*) (Uykusuzluk)
Konsantrasyon Bozukluğu
İştahsızlık (*)
Psikojen Obezite (Şişmanlık)(*)
Histeri (*)
Gece Krampları, Kasılmaları, Bacak Ağrıları (*)
İlaç Bağımlılığı (özel Şartlar)
Kronik Alkolizm (özel Şartlar)
Kronik Yorgunluk Sendromu (*)
Anoreksiya nervoza

Endokrinolojik Hastalıklar
Adet Düzensizliği, ağrıları (*)
Tiroid Hormon Düzensizliği
Östrojen-Progesteron-ProlaktinHormon Düzensizliği
Diabet (Sekonder hasarı onarıcı olarak)
Sellülit (Lenfa drenaj masajı, akupunktur) (*)
Aşırı terleme, aşırı ifrazat
Anorexia nervoza
İştahsızlık (*)

Solunum Sistemi Hastalkları
Astım (*)
Akut ve Kronik Bronşit (*)
Gripal Enfeksiyon (*)
Allerjik Rinit (*) (Saman Nezlesi)
Akut ve Kronik Sinüzit (*)
Ses Kısıklığı (*)
Larenjit (*)

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları
Tinnitus (Kulak çınlaması) (Boyun Kaynaklı)
Meniere Sendromu

Nörolojik Hastalıklar
Baş Ağrıları ve Migren (*)
Periferik Nöropati
İnterkostal Nevralji*
Fasial Paralizi (*) (Yüz Felci) --ilk Altı Ayda--
Trigeminal Nevralji (*)

Göz Hastalıkları
Allerjik Konjonktivit
Glokom (Göz Tansiyonu)

Cilt Hastalıkları
Akne (*)
Ürtiker ve Allerjik Dermatid (*)
Zona ve Sekeli (*)
Egzema
Psöriazis (Sedef Hastalığı)
Sedef (*)
Saç Dökülmesi (*)

 

(*) W.H.O. (Dünya Sağlık Örgütü)'nun "Akupunkturla tedavi edilebilen hastalıklar listesi"nde mevcuttur.
 

Ayrıntılı bilgi için randevu alınız.Muayene ve görüşme ücretsizdir.Tel: 0(224) 22 444 20

esta@estaestetik.com

 

 

lama karboksiterapi akupunktur botox dolgu leke akne cilt bakımı kırışıklık cilt germe antiaging varis kılcaldamar